Okur Emlak
Son Gezdiğiniz İlanları Görüntülemek İçin Tıklayınız..Son Gezilenler Favori İlanlarınızı Görüntülemek İçin Tıklayınız..Favorilerim İlan Karşılaştırma Listesini Görüntülemek Tıklayınız..Karşılaştır Kayıtlı Aramalarım Listesini Görüntülemek Tıklayınız..Aramalarım
Menü
İzmir limanı için sahalara inerim
İzmir Alsancak Limanı... Tarihi yüzyıllar öncesine uzanan bu alış-veriş limanı, Türkiye’nin en talihsiz özelleştirme örneklerinden birini oluşturuyor.

2006’te özelleştirme kapsamına alındı. 2007’de dünya ve Türkiye ekonomisinin en parlak günlerinde ihaleye çıktı.

Dört grubun katıldığı ihalede Global, Ege İhracatçı Birlikleri ve Hong Kong’lu grup Hutchison Ports Ortak Girişim Grubu, 1 milyar 275 milyon dolar öneri etti. Ancak açılan davalar ve Danıştay’dan iki senede çıkan izin süresinde dünya ekonomisi krize girdi. En yüksek öneri veren grup bu rakamı çıkaramayacaklarını ortaya koyarak kaparosunu yakarak çekildi.

İzmir Limanı hala Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın portföyünde bulunuyor . Özelleştirme İdaresi bir daha bu rakama çıkılamayacağı öne sürülen liman için danışmanlık firmaları ile yöntem arayışını sürdürüyor. Ancak giderek gücünü yitiren, ekipmanları yetersiz hale gelen limanın kısa süre içinde ihaleye çıkması beklenmiyor. Alternatif limanlar ise bir bir devreye giriyor.

İzmir Limanı deyince akla gelen ilk adlarından biri Lucien Arkas. Liman kapasitesinin yüzde 50’sini Arkas’ın yapmış olduğu taşıma oluşturuyor. Özelleştirme döneminde bir araya gelmesi güç olan 90 İzmirli işadamıyla girişim grubu oluşturmuş, ihaleye katılmış ancak başarılı olamamıştı.

Arkas grubu Türkiye’nin en büyük deniz taşımacılığı grubu. Yılda 1 milyon konteyner ve 15 milyon ton yükle de dünyanın 28'inci büyük denizcilik kuruluşu . Yaptığı taşımanın büyük bölümünü İstanbul’dan gerçekleştirse de doğduğu topraklardan İzmir’den vazgeçemiyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Arkas’la İzmir Çeşme’de TURMEPA ile beraber yürüttüğü bir çalışma için birararaya geldik. Çeşme’deki denizi korumak için yapmış olduğu çalışmaları dinlerken konu İzmir Limanı’na da geldi tabii olarak.

Türkiye denizcilik sektöründe her sene yüzde 10-15 gibi büyüme içinde olan Lucien Arkasla yaptığımız sohbet gösteriyor ki aklında hala İzmir limanı var. Deniz taşımacılığında dünyada trendlerin değişmekte olduğunu anlatıyor Arkas. Maliyetlerin düşürülmesi için gemi boyutlarının büyüdüğünü ekliyor ve “Bu vaziyet İzmir Limanı’nı vakit içinde trafiğin dışına atacak” diyor.

Arkas başarısız özelleştirme günlerini hatırlatırken bunları söylüyor:

"Satılamadı devletin elinde kaldı. Çok yüksek fiyatla satılmıştı, 'biz bu parayı çıkaramayız' söylediler , teminatı yaktılar. Ama öyle bir etiketle, önerilmiş yüksek bir fiyatla kaldı ki, bunu kim bugün alabilir ki? Bana göre İzmir esasen Çandarlı limanının bitmesini bekler."
Lucien Arkas, suyu giderek azalan limanı, pisti kısa havalimanına benzetiyor. İzmir Limanı'nın kesinlikle taranması gerekmekde olduğunu şu örneklerle anlatıyor:

“Kuzey Avrupa'ya giden gemiler zorlanmaya başladı. Uzakdoğu'dan gelen gemilerin hiçbiri bu limana giremez. Böyle giderse sadece Akdeniz'e giden gemiler yanaşabilecek. Deniz ticareti dünyada beşe katlanacak, burası yerinde sayacak. Özelleştirme tekrardan gündeme gelmeli. Gelirse her vakit İzmir limanı için sahaya inerim.”


Kristal’i büyütecek Şarapta da emin
Lucien Arkas’ın nihayet senelerde iki yeni alanı var. Şarap ve zeytinyağı. Hobi olarak başlamış. Bugün Türkiye’nin en eski ve bilinen markalarından biri olan Kristal’in büyük ortağı. Türkiye’nin en çok zeytinyağı satan fabrikalarından birinin sahibi. Şu anda makinelerini yenileyip pazar payını da arttırmak istiyor.

Torbalı'da 1300 dönümde şarap bağları mevcut bulunan Lucien Arkas, orada da çok yol almış. Türkiye'nin en büyük bir parça bağı olan bu bölge vakit vakit etkinlikler için de kullanılmak isteniyor. Lucien Arkas, buradaki bağlardan elde ettiği üzümlerle senede 1 milyon 300 bin şişe şarap üretiyor. Bir süredir de bu şaraplardan Fransızlar'a satıyor.

Turmepa’nın en büyük destekçisi

TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Yaramancı’nın katıldığı toplantıda Arkas’ın, Çeşme ve bölgesinin denizini korumak için yapmış olduğu çalışmaları da dinledik. TURMEPA II teknesi, 8 yıldır Çeşme koylarını dolaşarak tekne atıklarını topluyor. Sekiz senede, atıklarını veren tekne sayısı dokuz kat, toplanan atık miktarı ise 17 kat artmış. Bu sürede yekün 2.022 tekneden 1 milyon 500 bin litreye yakın sıvı atık toplanmış.

1 litre yağın 1 milyon litre suyu kirlettiği düşünüldüğünde, bugüne kadar Çeşme’de toplanan 1000 litreye yakın sintine (yağlı su) ile yaklaşık olarak 1 milyar litre suyun kirlenmesi önlenmiş. Kirlenmesi önlenen su miktarı, yaklaşık olarak 160 olimpik havuz hacmine, bu da ortalama 5 milyon kişinin günlük su ihtiyacına eşdeğer.

TURMEPA, önümüzdeki dönemde başka bölgelerle de ortaklaşa çalışmalar yapacak. Yönetim Kurulu Tezcan Yaramancı, bu sene listeye Kekova'nın da ekleneceğini, bunun yanı sıra İzmir Seferihisar Belediyesi'nin de atık alım teknesi niyetinde olduğunu anlatırken, bu işin sivil cemiyet örgütlerinin değil yerel yönetimlerin işi olduğunu söylüyor, Çeşme Belediye Başkanı'na da bizim aracılığımızla mesaj veriyor:

“300 bin liralık bir tahsisatla ikinci tekneyi de alalım. Çeşme'nin denizini kurtaralım.”

"İzmir limanı için sahalara inerim"

Kaynak: radikal
1307 kişi tarafından görüntülenmiştir.

BİLGİ BANKASI

110

SIKÇA SORULAN SORULAR

0

BANA ÖZEL

NE ARAMIŞTINIZ?

SOSYAL MEDYA'DA BİZİ TAKİP EDİN


facebook twitter google plus rss